spacer.png, 0 kB
Anasayfa Arşiv Haberler BOZANLILARIN AŞURE YOLCULUĞU ve iZLENiMLER
Menüler
Üye Girişi



Anket
Bozan Köyünün en can alıcı sorunu sizce nedir?
 
Arama Yap
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
BOZANLILARIN AŞURE YOLCULUĞU ve iZLENiMLER PDF Yazdır

GİDİŞATIMIZ 

ImageBu gün 4 Şubat 2007,
Muharrem Ayı dolayısıyla, Bozan-Der katkısıyla Köyümüzde, "Aşure" yapmak için buluştuk.
Dernek Başkanlığımız sitemiz aracılığıyla, herkesin katılımının sağlanması için büyük çaba sarf etmişlerdir. Pazar Günü 09.00´da Araçın Paşaköşkü Mahallesi, Paşaköşkü Camii yanından hareket edileceği biliniyordu. Bu etkinliğin düşünülmesinde ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Fedakarlık edip, bizleri bir araya getiren bu candan ve samimi davranışlarından dolayı bu insanlara, saygılar sunmak istiyoruz.

Şehirden yola çıkan bu duyarlı insanlarla birlikte bir araya gelen, bu güzel insanların isimlerini de sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hasan Aydoğdu, Ahmet Yılmaz, Hüseyin Özdemir ve Eşi, Hüseyin Avni Yılmaz, Hürşeyit Sayın, Ali İhsan Öztürk, Hasan Öztürk, Güler Öztürk, Ali Ekber Öztürk eşi ve Oğlu(4) Umut, Şenay(Öztürk)  İsmet Sucu ve kızı (1 yaşında), oğlu (9), Özcan Öztürk ve annesi olmak üzere toplam 18 kişi ile yola çıktık. 09.00´da hareket edecek aracımız, 09.20´de hareket etti. Neden geçitti derseniz bir umuttur diye, gelenler olabilir düşüncesiyle beklemek zorunda kaldık.


Şehirden çıkıp, Dilek Yoluna doğru hareket ettiğimizde, arabanın arka sağ lastiği (top attı derler ya) patladı. Dilek Beldesi çıkışında lastik tamircisi aradık fakat bulamadık. Pazar günü olduğu için bu saatlerde açılmıyormuş. Biraz geç açıyorlarmış lastikçiler dükkanlarını. Epey bir süre daha gittikten sonra başka bir petrol istasyonuna baktık orası da kapalı idi. Dura kalka derken sonunda Kapusuzlar Petrole vardık. Orada ilgilendiler. H.Avni Bey herkese çay ikramında bulundu. Sağolsunlar, ama lastik tamircisi yoktu. Gelecek dendi bekledik. Ama lastik tamircisi gelmedi. Mecburen iş bize kalmıştı. Araç sahibi Nacar bey ve ben, lastikleri sökmeye başladık. Değiştirdik. Taktık derken işimizi bitirdik. Tabi burada diğer arkadaşlarımız çok güzel bir şekilde afiyetle çaylarını ve cığaralarını içtiler. Bizde değişim işini bitirmekle 10 YTL kara geçmiş olduk. Paramız cebimizde kalmış oldu. Tamirci olsaydı o değişim işi nedeniyle bu 10 YTL parayı ona verecektik. İşimiz bittikten sonra tamirci geldi ama biz yola çıktık. Adamcağızın kısmeti yokmuş. Ne yapalım.
Tekrar çıktık yola. Az gittik uz gittik derken Arguvan yol ayrımına vardık. Ben buraya gelene kadar, hiçbir şeyi gözüm görmüyor. Nedendir derseniz bende bilmiyorum. Bu yol ayırımı sanki bana ayrı bir yere veya toprağa gelmiş gibi hüzün vermektedir. Sahipsizlik, garipseme, ilgisizlik ve çaresizlik bu yol ayırımından itibaren başlamaktadır. Beni bu yol ayırımı farklı duygulara götürmektedir. Ne yapalım işte böyle, benim gözümde bu yol ayırımı ayrı bir dünyadır. Çevre yine sessiz ve buruk. Yolun sağı ve solu tüm çıplaklığıyla gözler önünde. Ne olacak bu hali. İleride. İnşallah İnşallah diye diye.

Vardık Arguvan ilçemize. Yolu açık etraf karlı ama.  Yolda 2 santim kar var. Yol kenarları da alaca karlı. Bazı yerler 5 veya 10 santim olabilir. Öyle gözüküyor da. Yine de yol ve hava güzel. Rahat bir şekilde gidiyoruz. Arguvan merkezine girdik. Giriş yapmamız ve çıkmamız bir oldu. 3 dakika sürmedi sanırım. Durmadık. Çünkü transit gidiyoruz. Derken yamacı aşmamızla birlikte kar görmeye başladık. Yolun sağı ve solunda bayağı kar var. Bazı yerler 40-50 cm. gibi gözüküyor. Sisli bir havaya giriyoruz. Biraz daha gittikten sonra. Bir de bakıyoruz ki, burası bizim meşhur URU´muz. Burası da Arguvanın yol ayrımı gibi ıssız ve sessiz. Yolun bir kısmı gözüküyor. Her taraf sisli. Görüş mesafesi 50 metre civarında sanırım. Tabi ki burada da birkaç kare resim alıyoruz. Resimlemek gerekirdi bu bizim URU´muzu. Çok meşhurdur. Sıcağı da-soğuğu da. Her tarafı ağaçsız ve geniş bir ovadır.

Güzeldir.
URU´muz.
Nasıl olsa alıştık artık bu gibi yerlere.
Ne olacak ki.
Birileri çıkmış kuraklık geliyor.
Küresel ısınma varmış.
Denizlerimiz de yükselme olacakmış.
Daha iyi ya diyenlere ne diyeceksiniz.
Nasıl olsa hep yükseliyoruz ya.
Bize ne !
Bu sene sıcaklıklar 3 ile 6 derece artacakmış.
Ne olmuş ki.
Nasıl olsa suyumuz bol, içecek bir bardak su bulabiliyoruz her yerde. Cebimde para var ya.
Ekin ekmişsin.
Su yokmuş !
Kar yağmamış, yine buğday olacak mı !
Kar yağmazsa-yağmur yağmazsa nasıl çıkarız aydınlığa,
Adı üzerinde sı cak lık geliyor.
Açlık geliyor.
Neme lazım ki çi lik mi !
Oda mı geliyor ?
Ama neyi.
Niçin merak ediyoruz ki !
Sen!
Toprağa bakmazsın-toprağı tanımazsın ama topraktan her şeyi beklersin. O beni, seni ve senin gibilerine bakar-besler ve temizliğini de yapar. Alır götürür. Zamanı geldiğinde!
Çünkü, dün ve öncekiler bilmediler.
Eğer bu günde sen bilmezsen!
Zamanı gelince sıkışınca bilirsin bazı şeylerin kıymetini ama.
Bizler bugün için, kendimize göre yaşıyoruz.
Yarini düşünen yok.
Neler olacak yarin.
Nelerle karşılaşacağız bunu bilen yok.
Birileri çıkıp kendi kendilerine konuşuyorlar.
Birileri bir şeyler yazıyorlar.
Çok mu önemli.
AĞAÇLANDIRILSIN ARTIK!!!

Biz kendimize bakalım düşüncesini bırakıp artık bir şeyler yapmak için mücadele eden veya uğraşan insanlara, kurumlara sahip çıkalım. Yeter artık demenizi bekliyoruz. Her yolumuz düştüğünde bu URU´yu mu hatırlamamız  mı gerekecek. Her yerimiz bir URU olmuş ZATEN.

Yarin bir damla su için neler olacağını bileniniz var mı ?
Neler olduğunda çözüm getirecek öneriniz olacak mı ?
Merak ediyor musunuz ?
!!!!!

Ben merak etmiyorum. Çünkü vicdanen rahatım size göre !

Geçtik URU´yu. Vardık köyümüze. Kış geldi. Artık köyümüzde fazla insan da kalmıyor. Şehre veya çocuklarının yanına yerleşirler ya yaşlılarımız. Olanlar karşıladılar bizi. Bir hoş geldin dediler.

Kimler mi ?

Bir veya iki gün önceden köye gidip hazırlık yapan Muharrem Öztürk, Mustafa Gültekin, eşi ve ablası, ayrıca Özhan Gültekin, H.Hüseyin Öztürk ve eşi-kızları, Zöhre Yılmaz - kızları ve de güzel torunları ile, M.Mustafa´nın eşi, Süleyman Sayın´ın eşi, Hüseyin Mansur, eşi ve çocukları olmak üzere, ocak başında Sevim Özdemir almış kevgiri eline karıştırıyor Aşureyi, dibi yanmasın derler ya ondan dolayı. Eline sağlık Sevim abla. Her zaman her yerde emeğin vardır.  Hepsinin elini sıktık. Hoş-beş sefasından sonra çay ikramı yapıldı içtik. Yol yorgunluğunda da bir şey yok ama yine de, dinlenme ihtiyacımız için geçtik ziyaretin salon kısmına. Soba yanmış her taraf sıcacık. Toplandık sobanın etrafına, başladık sohbete.

Yine aynı şeyler.
Yine aynı sorunlar.
Yine aynı ihtiyaçlar.

Nasıl çözülecek sulama suyu meselesi. İçme suyu meselesi çözüldü artık. Sulama suyu ile ilgili neler yapılacak bunun hesapları yapılıyor. Aramızda muhtar yok !!! gelmedi. Azalar yok !!! gelmediler-gelmemişler. Bizler bazı şeylerin değerlendirilmesini yaparak günü geçiştirmeye çalıştık. Buradan da anlaşılması gereken dip notlar tarafımızdan alınmış olup, gerekli zamanlarda bilgi amaçlı gündeme getirilecektir.

Aşuremiz, Bol, bereketli ve paylaşımı güzel  bir tatlımızdı. Afiyetle yedik.
Keşke sizlerde olsaydınız.
Aramızda görmek isterdik.
Allah emeklerinizi boşa çıkarmasın.
Gelecek yılda da görüşmek üzere diyorum.
Ama garanti diyemiyorum.
Kalın sağlıcakla



Kim ne der. Derler mi acaba ?

Arguvan´ı geçtik, meşhur Uru´yu geçtik. Artık gözümüzün gördüğü, çevrenin sisinin dağıldığı bir yere doğru yaklaşmaktayız. Köyümüzü ilk defa bu kadar beyaz örtü altında görmemiştim. Beyaz örtü altında köyün çevresini görmek ayrı bir güzellikti. Bizim köyümüzün de ağaçlandırılması için bir çalışma yapamaz mıyız diye düşünmeye başladım.

1. KÖYÜMÜZÜN bir ACILIK MEVKİİ var, burası da ağaçlandırmak için müsaittir. Burada çok kolay bir şekilde (sekileme yapılmadan) çalışma yapılabilir.
2. Ziyaret yeri ve arka taraflarının (sekileme yapılması gerekir) ağaçlandırılması için de bir çalışma yapıp, ağaçlandırmak için ilk köyümüzden başlasak olmaz mı  ne dersiniz.

ÇEVREYE DUYARLI BİRİLERİNİ ve  BOZAN KÖYLÜLERİ´ni ÇAĞRIMIZA DAVET EDELİM.
Sloganımız da;
"SIĞARA İÇİLMEYECEK BİR GÜN" VE O GÜNÜN GELİRİ İLE 1000 AĞAÇ ALIP DİKİM YAPALIM MI?

Bozan Köyü, köylülerine bir çağrıdır. Gelin ilk etapta 1000 çam ağacı alalım ve önümüzdeki ay sonu itibariyle dikimini yapalım.


Ali İhsan Öztürk
4 Şubat 2007
Malatya´dan Canlara, can dostlara



 
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB